Kafkas Üçlüsü nedir?

Rüstem İbrahimbeyov’un yazdığı, kinoteatrlarda nümayiş ettirilen “Kafkas Üçlüsü “adlı film
Azerbaycan hegigetlerini görmezden gelen bir Azerbaycanlının , Ermenistan terefinden torpaglarının iyirmi faizi işgal edilmiş bir Vetenin Veten derdi olmayan nankör övladının, popülizm üçün milli değerleri, milli dertleri ve
Xocalı soygırımını yaşanmamış hadiseler kimi xatırlama gereği duymayarak bütün bunları olmayan vicdanının boş seyfesinde tutan ,ana bacılarımıza Ermeniler terefinden edilen hegaretleri sinesine çekerek Kafkasyadaki bütün problemlerin müsebbibinin Azerbaycanlılar olduğu yalanına sarılmış
yaşlı zavallı bir adamın sulanmış beyninin film adıyla perdeye yansımasıdır.
Ölmeden evvel adını gündemde tutmak üçün xeyanet daşlarıyla döşenmiş her yolu mübah gören ,Vetenini başda olmakla mügeddes olan herşeyi bu yolda herraca çıxaran heyatı boyu Azerbaycana kenardan baxan ,milli değerlerimizden bixeber heysiyyatsız senaristin xeyal ünsürüdür.
Ermeni heyranlığını, Gürcü yaltaklığını Azerbaycan nifteri ile maskalamağa çalışan ve güya obyektiv davrandığını isbat etmeye çalışan senarist Gerbi Azerbaycandan -milli manevi medeniyyetinden, tarixi topraklarımızdan goparılarak ,govularak mecburi gaçkın olmağa mehkum ettirilen sodaşlarımızı problemli, ölkemizde yaşayan vetendaşlarımızı da nadürüst olarak göstererek
Ermeni diasporasının desteğiyle Oskar mükafatının xeyalını guran Rüstem İbrahimbeyov bu geder besit , vicdansız, şerefsiz bir adamdır..
Azerbaycanlı, Gürcü ve Ermeni prototipleri vasitesiyle Türk etnik kimliğine duyduğu nifreti Kafkas Üçlüsü adlı filmde yarattığı Azerbaycanlı obrazın kimliğine büründüren ve belece öz elinden , milletinden bu şerefli milletin değerlerinden imtina eden Rüstem İbrahimbeyov ,ne hikmettirse
bir neçe il evvel ölkemiz hakkında xaricden gezel oxuyanların gazı ve maddi manevi desteği ile bu geder nifret ettiği Azerbaycana prezidenti olmak xeyalına düşmüştü.
Bu mesele – Kafkas Üçlüsü filmi ile vetene xeyanetin tesdiklenmiş filmi – demokratiya adı altında Azerbaycan’a xaricden müdaxile etmek isteyenleri ölke daxilinde destekleyen güçlere de ders olmalıdır.
Bir zamanlar Rüstem İbrahimbeyov kimi bir xeyenatkarın Azerbaycan’a rehberlik etmesi üçün xalgı mitinglere devet edenler onun Kafkas Üçlüsü filminde yarattığı Azerbaycanlı obrazını seyrettikten sonra göresen ne düşünürler?
Mesuliyyetsiz çıkışları üçün nece bir açıklama verecekler?
Tesevvür ede bilirsiniz mi Rüstem İbrahimbeyov kimi bir xayının ölke rehberi olsaydı Azerbaycanda neler yaşanacaktı?!.

Azerbaycanda ve vetenden uzaklarda yaşayan, menim kimi yaxınlarının mezarları da daxil olmakla bütün mügeddes emanetleri Ermeni işgalı altındakı topraklarımızda galan insanların , övladlarını bu yolda şehid veren ailelerin lenetle anacağı Rüstem İbrahimbeyov örneği vicdanını tereziye çıkarmağa hazır olan , ruhunda satgınlık olan ziyalılara da sıravi insanlara da ders olmalıdır.
Bu hadiseden xeberdar olduğum gün , sosyal medyadan Rüstem İbrahimbeyovun resmini paylaşdığım mesajda Azerbaycanlılara bele bir çağrışım olmuştu:
“Ey Azerbaycan,
Bu resmî unutma , göster uşaglarına ..
Veten xayini hakkında danışanda eyani vesaiyit kimi istifade etsinler..”
Xeyenat “ziyalı”nın ziyasını söndürdüğünde bele zülmete gerg olur, tarix bu cür örneklerle doludur.
Bele insanlar sadece bir aile ,bir nesil üçün değil bir millet üçün de üz garası olurlar..
Üzün gara olsun Rüstem İbrahimbeyov..

Bizim Azerbaycanda gözel bir değim var : Allah insanın ağlını ölmeden önce başından almasın..
Ağlı başından geden adam Rüstem İbrahimbeyov kimi gulağının arxasından gelen halva iyisine reğmen özünü bele biyabır edir..
Şükürler olsun ki ,Azerbaycanda ağlı başında olanların sayısı Rüstem İbrahimbeyov kimilerinin sayından çoxdur.

Prof.Dr.Aygün Attar