Toplumların başarılarındaki en büyük etkenlerden biri de kuşkusuz onu oluşturan insanların azim, kararlılık ve istikrarlı bir şekilde verdikleri mücadeleleridir.

Belirli bir amaç uğruna verilen mücadeleler ancak azim, kararlılık ve istikrarlı çalışmaların neticesinde kazanılabilir. Kazanılan her başarı toplumda moral, motivasyona ve yeni başarılara vesile olmaktadır…

Türk Milli Takımı, Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda geçtiğimiz Pazar gecesi büyük bir başarıya imza atarak erkekler 4×100 bayrak yarışında ikinciliği kazanarak gümüş madalya almaya hak kazandı. Türk Milli Takımını canı gönülden kutluyorum.

Türk Milli Takımı’nda mücadele veren dört kişiden biri olan Yiğitcan Hekimoğlu Kıbrıs Türkü. Yiğitcan Hekimoğlu ve ailesini yılladır tanırım. Yiğitcan, ilkokul döneminden başlayarak başarılı bir koşucu olmaya karar vermiş bir gencimiz.

Azimli, kararlı ve istikrarlı bir şekilde yılmadan usanmadan çalışan Yiğitcan Hekimoğlu her kazandığı yeni başarısıyla Kıbrıs Türk toplumunun göğsünün kabararak gurur duymasına vesile olmaktadır. Teşekkürler Yiğitcan. KKTC seninle gurur duyuyor…

Yiğitcan gibi dünyanın pek çok yerinde daha nice değerlerimiz var. Galatasaray Spor Kulübü A takımında forma giymeye başlayan Kıbrıs Türkü Ahmet Sivri kardeşimizde başka bir başarı öyküsü. Bu sezon Ahmet’in iyi bir çıkış yapmasını bekliyorum.

Kıbrıs Türk toplumu yıllardır kendisine uygulanan haksız ambargoları yenebilmek için mücadele veriyor. Azimli, kararlı, istikrarlı ve akılcı şekilde mücadele verebilenler başarıyı yakalayabiliyor.

Ada dışında birçok başarıya imza atmış daha nice akademisyen, iş adamı, sanatçı ve değerlerimizin olduğunu da unutmamak gerek.

Yine bu bağlamda son yıllarda KKTC Akdeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi’ni çalışmalarını da unutmamak gerek. KKTC ASAM başta Macaristan olmak üzere, Kosova, Makedonya ve Orta Asya ülkelerinde KKTC’nin ve dolayısı ile Kıbrıs Türk kültürünün tanıtılması için çalışmalar yapıyor.

KKTC ASAM bu çerçevede özelikle 2010 yılından buyana Avrupa Birliği üyesi Macaristan’da azim, kararlılık ve istikrarlı bir şekilde Türk Hun Kurultayı’na katılarak faaliyetler yapıyor.

Macar Turan Vakfının organize ettiği organizasyon Macaristan Meclis Başkan Yardımcısı Lezsak Sandor himayelerinde yapılmaktadır. Bu yılki organizasyona Macaristan Meclis Başkanı Laszlo Köver’in katıldığının da altını çizmek isterim.

Macaristan’daki organizasyon Macar Turan Vakfı öncülüğünde Macaristan Parlamentosu, Macaristan Hükümeti ve TİKA tarafından desteklenmekte. KKTC ASAM yetkilileri her organizasyonda Macaristan Meclisinde ağırlanmakta ve konuklar onuruna verilen yemeğe katılmaktadırlar. Ana organizasyon 500 bin üzerinde Macarın katılımı ile gerçekleşiyor.

KKTC ASAM yetkilileri her organizasyona binlerce kg ağırlığında KKTC’yi tanıtıcı broşür ve materyaller götürerek Budapeşte, Keskemet, Bugaç ve Balaton’da Macarlara dağıtımını yapmaktadırlar.

Sonuç itibarı ile spor ve kültür diplomasisiyle ambargoları esnettiğimizi görmemiz gerek.

Kıbrıs Türk toplumu olarak bugüne kadar birçok insanlık dışı muamele ve ambargolara maruz kaldık. 21 Aralık 1963’de Rumlar Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni silah zoru ile gasp etti. Birleşmiş Milletler 4 Mart 1964 tarihinde 186 nolu kararı ile Kıbrıs konusuna eşit ve adil bir şekilde yaklaşmak yerine siyasi şekilde karar üretmeyi tercih etti!

İşte ne olduysa BM’nin 4 Mart 1964 tarih 186 numaralı siyasi kararından sonra oldu. Rumlar muhatap alındı. Rum hemen bunu fırsat bilerek Kıbrıs Cumhuriyetini gasp etmekle kalmayıp devleti Rum üniter devleti haline getirdi.

Uluslararası kamuoyu(devletlerin siyasi karar alma mekanizmaları) Kıbrıs Türkleri olarak bizi yok sayarak 1964’de siyasi bir karar üretti. Kıbrıs meselesinin özünü bu durumun oluşturmakta olduğunu bir türlü dünyaya ve muhataplarımıza anlatamadık. Siyasi karar alma mekanizmalarının başındakilere anlatamadığımız gibi başka yol ve yöntemlere de pek yönelemedik!

Eğer 4 Mart 1964 tarihinden itibaren dünya genelinde Kıbrıs Türkleri olarak azim kararlılık ve istikrarlı şekilde diplomasi ve lobi faaliyetleri başlatmış olsaydık acaba ne olurdu? Dünya genelindeki insanları doğru şekilde o yıllardan başlayarak bilgilendirmeye başlasaydık bence bugün daha farklı olurdu diye düşünüyorum. Yıllar içerisinde doğru bilgilenen kamuoyu kendi siyasetine de yıllar içerisinde doğru yön verebilirdi!

Bu uzun soluklu bir mücadele, sabreden kazanacaktır. Başarının doğru anahtarı; Azim, Kararlılık ve İstikrardır…

 

Gökhan GÜLER