Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi’nde bulunan bir köpek, 3 yıl önce kaybettiği yavrularının yerine koyduğu taşları ağzında taşıyor. Köpeği gören öğrencilerin tüm çabası, bir an olsun taşı ağzından bırakmadığı taşı almaya yetmedi.

Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi’nde yaşayan ve bir öğrenci kulübü tarafından günlük bakımı yapılan sokak köpeklerinden biri ağzına aldığı taşları gün boyunca yanından ayırmıyor. 3 yıl önce bakımı için üniversite içerisinde Kocaeli Üniversitesi Doğa ve Hayvan Severler Kulübü tarafından oluşturulan bakım merkezine alınan “Şimşek” simli dişi köpeğin ağzının farklı noktalarında yaralar olduğu tespit edildi. Yaraların sebebini merak eden kulüp üyeleri, köpeğin sürekli ağzında taş taşıdığını ve kulübesinin içerisinde de irili ufaklı çok sayıda taşlar olduğunu tespit ettiler.

NE KADAR UĞRAŞSALAR DA TAŞI AĞZINDAN ALAMADILAR

Yetkililerden konu ile ilgili bilgi alan kulüp üyeleri, köpeğin bir anda kaybettiği yavruları sebebi ile prolaktin hormonunun yükselmesinden dolayı bulduğu taşları yavru olarak benimsediğini öğrendiler. Yerleşke içerisinde diğer köpekler gibi her türlü beslenmesi ve bakımı yapılan köpeğin sürekli taşıdığı taşlar sebebi ile ağzının çeşitli bölgelerinde yaralar oluşuyor. Öğrenciler, yemek yerken bile ağzından taşı ayırmayan köpeğin iyileşmesi için çeşitli yöntemler denediklerini ancak başarılı olamadıklarını söylediler.

 

“YAVRULARINI KAYBETTİĞİ İÇİN SÜREKLİ TAŞLARA ANNELİK YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

Köpeklerin bakımı ile ilgilenen yakından ilgilendiklerini söyleyen Kocaeli Üniversitesi Doğa ve Hayvan Severler Kulübü üyelerinden Hidayet Gürbüz, “Buradaki köpeklerimize kampüsümüzün içerisindeki bazı noktalarda beleme yapıyoruz. Bunun dışında bakım alanımız var. Burada yaralı köpeklerimizi alıp bakımlarını yapıyoruz. Şimşeği de ilk defa bakım alanında gördük ve ağzında taşları taşıdığını fark ettik. Şimşek kampüsümüzün güzel kızlarından bir tanesi. Bakım alanına aldığımızda yaraları vardı. Bugün kulübesine baktığımızda içerisinin taşlarla dolu olduğunu gördük. Taşları almamıza izin vermiyordu. Biz alınca ağlamaya başlıyor, diğer hayvanlardan da koruyor taşları. Herhangi bir taş olması gerekmiyor. Yerde gördüğü bir taşı görüp sahipleniyor. Yemek yerken ya da su içerken kabın içerisine bırakıyor. Böyle taşın da yemek yemesini bekliyormuş gibi sanki. Ondan sonra kendi yemeğini yiyor. Yavrularını daha önceden kaybettiği için böyle olduğunu düşündük. Yavrularını kaybettiği için sürekli taşlara annelik yapmaya çalışıyor” dedi.

“YAVRU BİR ANDA YOK OLDUĞU ZAMAN…”

Köpeğin yaşadığı durumun psikolojik olmadığını yavrularını kaybetmesi sonrasında yaşanan hormonel bozukluktan kaynaklandığını belirten veteriner Önder Öztürk, “Bu genellikle annelik iç güdüsünü sağlayan prolaktin hormonunun yüksek olması sebebi ile olur. Anne, yavruları doğduğunda 3-4 tanesi küçük dönemdeyken anneden bir anda ayrıldığı için bu hormon kanda yüksek seviyede olur hala. Yavru bir anda yok olduğu zaman anne iç güdüsel olarak bir cismi, oyuncağı, taşı alıp yavru yapar. Bu köpeğimizde ona yavru olarak inanmış. Aslında bu olay psikolojik olayın yanında, hormonel dengesizliğe bağlı olarak gelişir. Zamanla geçer ama geçmiyorsa hormonel destekler kullanılabilir. O zaman düşmeye başlar. Eğer düşmüyorsa beşeri ilaçlarla düşürmeye çalışırsınız” diye konuştu.

İşte görenleri şaşkına uğratan o görüntü;