Dolabınızda hiç giymediğiniz kıyafetler varsa, sürekli alışveriş yapmak istiyorsanız, etiketi üstünde olan parçalar dolabınızı istila ettiyse dikkat! Alışveriş bağımlısı (Onyomani) olabilirsiniz…

Sizin de dolabınız hiç giymediğiniz kıyafetler tarafından istila edildi mi? Etiketli giysiler dolabınızın çoğunluğunu oluşturuyor ve siz alışveriş yapmak için karşı konulmaz bir dürtü hissediyorsanız alışveriş bağımlısı (Onyomani) olabilirsiniz. Özellikle de hiç ihtiyacınız olmayan bir ürün için bile uykularınız kaçıyor, bedeninize uymadığı halde her ürünü almak için bütçenizi sarsacak kararlar alıyorsanız bu bağımlılık ilerliyor anlamına gelebilir.

Alışveriş bağımlılığının sigara ve alkol bağımlılığı kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, özellikle de internetin yaygınlaşması ve alışveriş platformlarının internet ortamına taşınmasının, harcamayı daha kolay hale getirdiğini, bu durumu ise bağımlılık noktasına taşıdığını söylüyor…

“Dürtüsel bir hale gelen alışveriş yapma isteğinin, kontrol altına alınamaması durumu onyomani olarak tanımlanır” diyerek Onyomani’yi tarif eden Yavuz, “Bugün binlerce kişinin onyomani yani alışveriş bağımlılığıyla başa çıkmasının nedeni, alışverişin ‘kolay, ulaşılabilir olması ve arzu nesnesi haline getirilmesi’ olarak özetlenebilir. Daha etiketi duran kıyafetlerin yanına yenileri eklenir, eskimeyen telefonun yerine yenisi alınır, herhangi bir sorunu olmayan bilgisayarın yüzüne bakılmazken, yepyeni ambalajıyla vitrinde duran yeni bir laptopa hayır denemez” diyor.

Çoğu zaman kişiler, takıntılı bir şekilde alışveriş yapmayı düşünürler, tüm bu süreç ihtiyaca bakılmaksızın kontrolsüzce para harcama ve zihni para harcama düşüncesiyle meşgul etme şeklinde ilerler. Bu düşünce o kadar yoğun olur ki, kişi kendini bütçesinin çok üstünde bir harcama yaparken bulabilir. Statü, cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkeste görülebilen bu durum, kişinin bilinci dışında gerçekleşir. Bu nedenle tıpkı alkol ve sigara bağımlılığı kadar tehlikeli bir bağımlılıktır.

Mehmet Yavuz alışveriş bağımlılarının en tipik özelliklerini şöyle sıralıyor…

Kişi özellikle de mutsuz, sıkkın ve kızgın olduğu durumlarda alışverişe başvurur.

Alışveriş yaparken kendini çok mutlu ve keyifli hisseder.

Alışveriş sonrasında ise mutluluk yerini üzüntüye, keyif yerini pişmanlığa bırakır,

Özellikle de paranın miktarı arttıkça pişmanlık duygusu da o kadar artar…

Dışarıda sosyal bir ortamda vakit geçirmek yerine alışveriş yapmayı tercih eder.

Hiç giyemeyeceği kıyafetleri dahi sırf dolabında olsun diye satın alır.

Peki bu kişiler tedavi edilebilir mi? Yavuz şöyle anlatıyor: “Çoğu zaman kişinin kendindeki bu durumu fark etmesi zordur. Ancak yaptığı alışverişler yakınlarını da rahatsız etmeye başladığında bunun önlenemez bir yola girdiğini fark eder. Bu noktada uzman birinden yardım almak çok önemlidir. Tedavi genellikle psikoterapi, ilaç tercih edilir. Bağımlılığın seyrine göre ikisi bir arada kullanılabilir.”