Güney Amerika ülkesi Brezilya, bir dönem Türkiye’nin maruz bırakıldığı kumpas davalarına benzer bir yargı skandalıyla çalkalanıyor. Ergenekon ve Balyoz gibi davaların muktedir savcı-hakimleri bugün hapis cezaları alırken ya da yurtdışında kaçak yaşarken, Brezilya’nın bir döneme damga vuran yargıçlarından Sergio Moro’nun da başı fena halde derde girmiş durumda.

ABD merkezli dijital yayın kuruluşu The Intercept, eski Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın da aralarında bulunduğu birçok üst düzey ismin hapse atıldığı ‘yolsuzluk’ operasyonuna şaibe düşüren birtakım cep telefonu kayıtlarını yayınladı.

Geçen yılki seçimlerde favori gösterilen Lula da Silva’yı yolsuzluk ve para aklamak suçlarından 2017’de mahkûm ederek hapse atan ve mevcut başkan aşırı sağcı Jair Bolsonaro’nun göreve gelmesinin yollarını döşeyen Yargıç Sergio Moro’nun (47), ‘Araba Yıkama’ olarak anılan geniş kapsamlı soruşturma sırasında savcılara stratejik tavsiyeler, eleştiriler ve ipuçları sunduğu ortaya çıktı.

DELİLLER YETERSİZ DİYOR AMA…

The Intercept sitesi, 2014’te başlatılan ‘Araba Yıkama Soruşturması’nda Moro’nun yanı sıra başsavcı Deltan Dallagnol dahil bazı isimlerin şifreli mesajlaşma uygulaması Telegram üzerinden gerçekleştirdiği iletişimin dökümlerini yayınlandı. Bunlar arasında ses ve görüntü kayıtlarının yanı sıra mesajlaşmalar ve başkaca belgeler yer alıyor.

Yazışmalardan birine göre; Savcı Dallagnol, Eylül 2016’da Lula’ya yönelik kanıtların gücüne ilişkin kaygılarını dile getiriyor. Fakat Dallagnol bu itirazlarına karşın dört gün sonra Lula hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye sunuyor.

 Diğer bir yazışma dizisinde ise savcıların Anayasa Mahkemesi’nce verilen bir kararın etrafından dolanmak için yaptığı plan deşifre oluyor. Bu kararda Yüksek Mahkeme, Brezilya gazetesi Folha de S. Paulo’nun hapisteki Lula ile mülakat gerçekleştirmesine izin veriyordu.

İDDİA MAKAMI YARGILAMA YAPAMAZ

The Intercept Genel Yayın Yönetmeni Leandro Demori, anonim bir kaynak üzerinden edindiklerini açıkladığı sızıntılara ilişkin değerlendirmesinde, yargıç Sergio Moro ile savcılar arasındaki ilişkinin skandal niteliği taşıdığını belirterek, “Bu, Brezilya yasalarına göre yasadışıdır” ifadesini kullandı.

Brezilyalı bir siyaset bilimi profesörü olan Carlo Melo da durumu şu şekilde özetledi: “Diğer takımının oynamasını durdurmaya benziyor. Topla tek başlarına oynamaya karar vermişler gibi.” Melo hukukun şu temel prensibini de hatırlatıyor: “İddia makamı, yargılama yapamaz.”

Yüksek Mahkeme yargıçlarından Marco Aurelio Mello da, Moro ile savcıların arasındaki yazışmaların ‘uygunsuz’ olduğunu belirterek, “Bu durum yargı için korkunç ve onun (Sergio Moro) itibarı için korkunç” dedi.

ZEKERİYA ÖZ GİBİ EL ÜSTÜNDE TUTULUYOR

Aurelio Mello’nun ‘itibar’ vurgusu, tıpkı bir dönem Türkiye’de el üstünde tutulan, birtakım ‘gazeteci’lerin kahraman ilan ettiği Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün durumunu akıllara getiriyor.

 Zira Sergio Moro da Curitiba kentinde çalışırken bir anda Araba Yıkama Soruşturması’nın başyargıçlarından biri oluyor. Sıradışı bir süratle yeni soruşturmalar başlatıyor, hapis cezaları veriyor, yeni şüpheliler hakkında soruşturma talimatları çıkarıyor. 2017 sonu itibarıyla en az 120 mahkûmiyet çıkıyor ve 175 kişi hapse atılıyor.

Ergenekon ve Balyoz kumpas davaları süreçlerinde olduğu gibi Brezilya’da da karşı sesler yükseliyor. Ancak tüm itirazlara karşın ‘medyanın sevgilisi’ haline gelen Moro, halk arasında da ciddi bir popülarite yakalıyor ve Brezilya’da ‘yolsuzluğu’ karşı verildiği öne sürülen savaşın başrollerinden biri oluveriyor.

ELEŞTİRİLİYOR AMA YÜKSELİYOR

Hızla verdiği kararlar da eleştiri oklarının hedefinde olsa da Sergio Moro, üst mahkemeler tarafından da desteklendi. Genel olarak Moro’nun Araba Yıkama Soruşturması kapsamında verdiği kararların yüzde 71’i federal bölge mahkemeleri tarafından onandı.

2017 yılında ise Moro, Brezilya Devlet Başkan Luiz Inacio Lula da Silva’yı kara para aklamak ve yolsuzluk suçlamasıyla 9.5 yıl hapse mahkûm etti. Birçokları bu kararı alkışlarken, birçokları da Lula’nın favori olduğu başkanlık seçimlerinde önünün kesilmek istendiğini vurguladı.

Sergio Moro’nun da yöntemleri de, tıpkı Zekeriya Öz dahil kumpas davası savcı ve hakimlerinin hukuk dışı uygulamaları gibi eleştiri konusu oldu.

 Örneğin; 2007’de bir sanık evde bulunamayınca, Moro sanığın avukatlarını takip etmek için Paraguay’ın Ciudad del Este kentinden ve Brezilya’nın Porte Alegre şehrinden Curitiba’ya uçan tüm havayolu şirketlerinin yolcu listelerinin takip edilmesi yolunda bir talimat verdi.

Bir başka vakada ise Moro, 2007’den başlayarak 2010 süresince, Catanduvas Federal Cezaevi’nde mahkûmlar, aileleri ve avukatları arasında gerçekleştirilen tüm telefon ve kabin görüşmelerini kayıt altına aldırdı. Bunlarla birlikte birçok diğer olay nedeniyle Yargıç Celso de Mello resmen Moro’yu polis devleti meraklısı olmak ve hem savcı hem yargıç gibi hareket etmekle suçladı.

SKANDAL FOTOĞRAFA SAVUNMA

6 Aralık 2016’da Moro ile ilgili büyük bir skandal patlak verdi. Brezilyalı ‘Editora Tres’ Yayınevi tarafından Yılın İnsanı seçilen Moro, ödül töreninde Sosyal Demokrat Parti’nin 2014 başkanlık seçimlerindeki adayı senatör Aecio Neves ile birlikte kahkaha atarken fotoğraflandı.

Neves iktidardaki İşçi Partisi’ne yönelik ciddi eleştiriler getiren partinin mensubuydu. İşçi Partisi de Moro’nun yürüttüğü Araba Yıkama Soruşturması kapsamında en çok incelenen parti olduğu için İşçi Partisi destekçileri ayaklandı. O dönemde de kendini “Yargıç olarak verdiğim kararlarda bir önyargı yok” diye savunan Sergio Moro, The Intercept sitesinin ifşaatları karşısında da “Bunda anormal bir durum yok” açıklaması yaptı.

 Uzun süredir Lula’nın bir yargı operasyonuna kurban gittiğini savunan Brezilyalı solcular ise ortaya saçılan kayıtların kendilerini haklı çıkardığını söylüyor. İşçi Partisi senatörlerinden Paul Prates, “Lula’ya yönelik zulmünü inkâr etmek çok çok zor” diye konuştu.

Eski Devlet Başkanı Lula’nın davasını Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’ne taşıyan avukat Geoffrey Robertson da “ifşaatların Moro’nun önyargılı olduğunu gösterdiğini” savundu. Robertson, “Lula hapisten salıverilmeli ve Moro ile birlikte bazı polis memurları adaleti engelleme suçundan yargılanmalı” dedi.

HUKUK GARABETİNDE SON PERDE

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in görevden alınmasını, Lula da Silva’nın tutuklanmasını sağlayarak, mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun önünü açan Yargıç Sergio Moro’nun, 2018’deki seçim kampanyası sırasında Bolsonaro’nun ekibiyle görüştüğü ortaya çıktı.

27 Ekim’de yapılan devlet başkanlığı seçiminin ikinci turundan dört gün sonra 1 Kasım 2018’de Moro, Bolsonaro ile Rio de Janeiro’da bir araya geldi. Kendini hep apolitik olarak tanımlayan ve siyasete ilgi duymadığını savunan ‘süper Moro’, 1 Ocak 2019’dan bu yana Adalet Bakanlığı koltuğunda oturuyor.

Hatta Sergio Moro, Brezilya’nın aşırı sağcı Devlet Başkanı Bolsonaro tarafından 2020’de yaş haddinden emekli olacak Yargıç Celso de Mello’nun yerine Federal Yüksek Mahkeme’ye gayriresmi olarak aday gösterildi.

Ancak Moro, gelecek hafta sızıntılara ilişkin Senato Hukuk Komitesi önünde ifade verecek.

Ülkenin en muhafazakâr gazetelerinden Estado de S. Paulo, yayımladığı başyazıyla Moro’nun en kısa sürede görevi bırakması gerektiğini vurguladı.

Kurucuları arasında Edward Snowden tarafından sızdırılan gizli bilgilere dayanan haberleriyle 2013-2014 yıllarında dünyada gündem olan ABD’li gazeteci Glenn Greenwald da bulunan The Intercept, ele geçirdiği belgelerin henüz küçük bir bölümünü incelerken, yeni makaleler yayınlayacağını duyurdu.