İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na dün mazbatasını alarak resmen başlayan Ekrem İmamoğlu, yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını tek tek yanıtlayan İmamoğlu, gelecek siyasi kariyerine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı: “Ben çok değerli bir demokrasi sınavı verdim ve demokrasinin kazandığı bir seçimi kazandık. Benim için bu sadece bir başlangıç ifade ediyor.”

ABD, Çin, Yunanistan, İspanya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu pek çok ülkeden 100’e aşkın gazeteci İmamoğlu’na soru sordu.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan noktalar şöyle:

* Milletçe bağımsızlığına düşkün ve boyun eğmeyen bir davranışla hareket ettiğimizi defalarca dile getirdim. Ama dış basın temsilcisi arkadaşların bu söylemlerimden pek ikna olmadığını gördüm. Ama ben kendi insanına güvenen biri olarak çok inançlıydım.

* Ben ‘bu kadar fark bekliyor muydunuz’ sorusuna ‘daha fazlasını bekliyordum’ yanıtını verdim. Türk toplumunun kolay kolay partisinden vazgeçmeme durumu var ama rakibime verilen oyların içinde bile aslında gönlü benden yana olan çok sayıda insan var. Tüm Türkiye’den o kadar çok mesaj aldım ki bu bir İstanbul seçimi olsa da bir demokrasi mücadelesine dönüştü.”

* 23 Haziran seçimleri bundan sonraki seçimlerin meşruluğu adına ve bundan sonraki seçimlerde siyasi manevralar yapmak isteyenlere muazzam bir derse dönüştü.

* Şu an mevcut kanuna aykırı bir düzenleme bize tebliğ edildi. Belediye şirketlerinin yönetimlerinin belirlenmesiyle ilgili. Meclis aritmetiğine göre kendi lehlerine olabileceği inancıyla ‘Meclis şirket yönetimleri konusunda yetkilidir’ dediler. Ankara Büyükşehir Belediyesi açtığı bir davayla bunu iptal ettirdi. Burada kalır mı, kalmayabilir. Başka bürokratik engeller de olabilir ama bu ‘23 Haziran’da ders almadım bir daha ders almak istiyorum’ demek olur.

İSTANBUL’UN EN BÜYÜK SORUNLARI

Voice Of America yayın kuruluşunun Türkçe servisinden Mehmet Sümer’in aktardığı habere göre; Ekrem İmamoğlu gelen sorular üzerine, İstanbul’un en büyük sorunlarını trafik, mülteciler, deprem riski ve yoksulluk olarak sıraladı.

Mülteciler konusunda Türkiye’nin ulusal bir politika eksikliği olduğunu söyleyen İmamoğlu, ulusal bir çözüm üretilmesi konusunda çalışacaklarını söyledi, özellikle kadın ve çocukların koruma altına alınmasıyla ilgili çalışmalar yapacaklarını belirtti.

Deprem riski konusunda da özellikle kentsel dönüşüm konusundaki çalışmalara hız vereceklerini belirten İmamoğlu, belediyenin mali durumu sıkıntıda olan kişilere de dönüşüm konusunda destek vereceğini söyledi. İmamoğlu, kentsel dönüşümde belediyenin hem vatandaş hem de müteahhit firmalar açısında bir garantör rolü üstleneceğini, buna yönelik projeler geliştireceklerini belirtti.

MEDYANIN DERS ÇIKARMASI GEREK

Basının da seçim sürecinden kendisine ders çıkarması gerektiğini söyleyen Ekrem İmamoğlu, “Bir kişiyi karalamanın, kara propaganda yapmanın işe yaramadığını gördüler. Akılları varsa ders alırlar” dedi.

Belediye şirketlerinde asla eş, dost, tanıdık akrabaların yönetici olması gibi durumlara izin vermeyeceklerini söyleyen İmamoğlu, dernek ve vakıflara yardım konusuna da açıklık getirdi.

 Kendilerinin de kamu yararına çalışan dernekler ve vakıflarla işbirlikleri yapacaklarını yineleyen İmamoğlu, “Biz de dernek ve vakıflara yardımlar yapacağız ama halka ait kaynakları 3-5 derneğe aktaran bir yapıda olmayacağız. Kamu yararına katkı sunanların yanında olacağız” dedi.

BENİM İÇİN SADECE BİR BAŞLANGIÇ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaları ve son olarak Japonya seyahatindeki sözlerini olumlu değerlendirdiğini dile getiren İmamoğlu, görüşme talebini de yineledi.

İmamoğlu ayrıca önümüzdeki haftadan itibaren tüm siyasi partilerin İstanbul merkezlerini de ziyaret edeceğini ve diyaloğa önem vereceğini kaydetti.

İmamoğlu, belediyenin kurumlarını uluslararası şirketlerin denetimine açacaklarını ve gördükleri usulsüzlükleri kamuoyuyla paylaşarak soruşturmalar açacaklarını bildirdi.

 Bundan sonraki siyasi hayatı konusundaki sorulara yanıt veren İmamoğlu, “Ben çok değerli bir demokrasi sınavı verdim ve demokrasinin kazandığı bir seçimi kazandık. Benim için bu sadece bir başlangıç ifade ediyor. Görevimi başarıyla yerine getirirsem halkımız bir dönem daha ‘İstanbul’u yönet’ mi der başka bir şeyi mi öngörür, bugünden yorum yapılacak bir durum değil. Ben yönetmeye konsantre bir kişiyim” diye konuştu.