Türk askeri konvoyuna yönelik geçen hafta düzenlenen ve üç sivilin hayatını kaybettiği saldırı sonrası bir anda Türkiye’nin ana gündem maddesi haline gelen İdlib krizinde kritik gün… Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bugün Moskova’da bir araya gelecek. İki lider, Suriye ordusunun yoğun operasyonlar düzenlediği İdlib vilayetindeki son gelişmeleri masaya yatıracak.

Rusya’nın havadan desteğini alan Suriye ordusu, Şii milislerle birlikte İdlib’e yönelik operasyonlarını son dönemde artırdı. Bu bağlamda Türk askeri konvoyu vilayette ateş hattında kaldı.

Türk konvoyuna yönelik saldırı sonrası Dışişleri Bakanlığı’ndan “Rusya’nın sorumluluğuna dair” bir açıklama yapıldı. Bu mesajda Türk askeri konvoyunun ilerleyişinden Moskova Yönetimi’nin haberdar edildiği ve saldırının buna rağmen gerçekleştirildiği vurgulandı.

Rusya lideri Putin ise saldırının ardından yaptığı açıklamada, “Suriye ordusunun bölgedeki terörle mücadelesini ve bu bölgenin terörist eylemlerden arındırılması çabasını destekliyoruz” dedi.

HAN ŞEYHUN GERİ ALINDI

Geçen hafta İdlib’in güneyinde bulunan kritik önemdeki Han Şeyhun kasabası Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı güçler tarafından Türkiye destekli muhaliflerden geri alındı.

Suriye ordusu bölgedeki ilerleyişini sürdürürken, Türkiye’nin Rusya ve İran ile anlaşarak vilayette oluşturduğu 12 pozisyondan biri olan 9 No’lu Morik gözlem noktasının etrafı da rejim güçleri tarafından çevrildi.

Erdoğan’ın Rusya’nın başkenti Moskova’daki görüşmede Putin’e son gelişmelerin Türkiye’nin milli güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturduğunu aktarması bekleniyor.

Rejim saldırılarının artması nedeniyle sivillerin İdlib’den kaçışı hızlanmış ve sadece dört gün içerisinde yaklaşık 60 bin sivil Türkiye’ye doğru ilerlemeye başlamıştı.

Bu bağlamda Erdoğan’ın bugünkü görüşmede Putin’den devreye girip Rusya destekli rejim saldırılarının durdurulmasını talep etmesi bekleniyor.

Moskova Yönetimi ise Rus Hava Kuvvetleri’nin desteğiyle İdlib’de yapılan operasyonları savunuyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün, “Han Şeyhun’daki eylemler, Türkiye ile yapılmış anlaşmaları ihlâl etmiyor” açıklaması yaptı.

Rusya, silahlı muhaliflerin Suriye ordusuna ve Rus askeri noktalarına taciz ateşi açtığını savunurken, Türkiye ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını söylüyor.

Bu arada İki lider bölgedeki sıcak gelişmeler üzerine cuma günü de bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, “Putin görüşmede defalarca Türk mevkidaşlarımızın endişelerini anladığını söyledi ama aynı zamanda İdlib’de terörist unsurların eylemleri konusunda endişeli, bu unsurların kökü kazınmalı ve yok edilmeli” dedi.

GÜVENLİ BÖLGE DE GÜNDEME GELEBİLİR

Erdoğan-Putin görüşmesinde masaya gelmesi beklenen bir diğer konu ise Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölge… Ankara ile Washington iki hafta önce güvenli bölge konusunda anlaşmaya varmıştı.

Mutabakat kapsamında taraflar, güvenli bölgenin koordinasyonu ve yönetimi için Türkiye’de müşterek harekat merkezi kurmuş ve merkez, hafta sonu itibarıyla tam kapasite faaliyete başlamıştı.

NİSAN BU YANA OPERASYON VAR

Muhaliflerden alınan Han Şeyhun kasabası nisan ayı sonunda Suriye Ordusu ve müttefikleri tarafından başlatılan askeri operasyonun temel hedefiydi.

Rusya öncülüğündeki hava saldırıları ve İran destekli Şii milislerin desteğiyle Suriye ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırılar, İdlib’in güneyindeki toplulukları kırıp geçirmiş ve 500 bin kişinin evlerini terk etmesine yol açmıştı.

Radikal örgütler, İdlib içinde ve vilayetin büyük bölümünde Esad karşıtı diğer savaşçılarla karışmış durumda…

Terör örgütlerinin buradaki varlığı ise Rusya ve Suriye tarafından ülkenin tüm kuzeybatısında tekrar kontrolü sağlamak için bir bahane olarak kullanılıyor.

KRİTİK BİR KASABA ÇÜNKÜ…

Han Şeyhun, İdlib’e yönelik operasyonda oldukça kritik bir noktaydı, zira kasaba, İdlib’i güneydeki Hama şehriyle bağlayan ana yolun üzerinde bulunuyor.

Nisan 2017’de kasabada sarin saldırısı düzenlenmiş ve en az 92 kişi hayatını kaybetmişti.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ve Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen soruşturma, saldırıdan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad güçlerini sorumlu tutmuştu.

ABD uçakları ise Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla sarin saldırısını düzenleyen jetlerin kalktığı hava üssünü vurmuştu.