Yalnızlığın çağımızın en büyük sorunlarından biri haline geldiği bir gerçek. Üstelik bu bireysel bir sorundan çok daha fazlası haline geldi ve tehdit giderek büyüdü…

Yalnız insanlar sadece daha mutsuz değiller. Aynı zamanda sağlıksızlar ve daha erken ölüyorlar. Peki bu konuda ne yapılabilir?

Amerika’da yapılan araştırmalar halkın %47’sinin kendilerini çok yalnız hissettiğini söylüyor. Japonya’da neredeyse yarım milyon  insan kendini aylarca dış dünyadan izole ediyor. İngiltere’de her 10 kişiden 4’ü ciddi bir yalnızlık sıkıntısı çekiyor.

Araştırmalar sadece bu ülkelerle sınırlı değil elbet. İnternetin tüm dünyayı birbirine bağladığı bu çağda insanların  tecrübe ettiği yalnızlık hali inanılmaz boyutlarda. Bu büyük bir sosyolojik problem haline geldi.

Ancak uzmanlar durumun sosyolojik boyutu çoktan aştığını söylüyor. Kronik yalnızlık ve bunun getirdiği psikolojik sıkıntılar insanların ömründen de çalıyor. Yalnızlık sağlığımızı bozarak neredeyse sigara tüketimiyle aynı etkiyi yaratıyor ve ömürlerimizden 15 yıl çalıyor.

Bir salgın hastalık gibi yayılan bu durumun sorumlusu kendimizi yalnız hissettiğimizde salgılamaya başladığımız stres hormonları. Biyologlara göre stres hormonları kan basıncımızı yükseltiyor, enfeksiyonlara olan bağışıklığımızı  düşürüyor ve hem kalp-damar hastalıklarını hem de kanseri tetikliyor.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki sosyal destek, besleyici gıdalara erişim, güvenli konutlar ve iş imkanları bireylerin bedensel ve zihinsel sağlığını olumlu etkiliyor. Bu saydıklarımızdan uzak kalan insanlarda ise ölüm oranı çok yüksek. Sosyal izoloasyonun tıbbi bakım, sosyal hizmetler ya da gerekli herhangi bir ihtiyacımızı karşılarken aleyhimize işlediği artık bilinen bir gerçek.

Bu durumda sosyal devletlerin özellikle yaşlılar, evsizler, işsizler gibi dezavantajlı gruplar başta olmak üzere özellikle tek başına yaşayan, sosyal ortamlardan bir takım engeller yüzünden uzakta kalan vatandaşlarının durumlarını iyileştirmek için düzenlemeler yapmaları ve bu bireylerin bedensel ve zihinsel sağlık durumlarını gözlem altında bulundurmaları gerekiyor…