'Gülen semender' gelecekte organlarımızı yeniden üretmemiz için umut veriyor

Mexico City’ye özel bir tür olan ve sadece o bölgede görülen amfibi bir canlı olan Axolotls semenderleri aynı zamanda ‘gülen semender’ olarak tanınıyor. Bu canlılar sahip oldukları çok önemli bir yetenekle bilim insanlarının dikkatini çekmeyi başardılar.

Bu semenderler yiyeceğin az bulunduğu habitatlarda geniş ailelere doğuyorlar. Bu durum Axolotls’ların sürekli olarak yiyecek sıkıntısı çekmesine sebep oluyor.

KARDEŞLERİNİN UZUVLARINI YİYORLAR!

Bu yiyecek sıkıntısı ortaya, duyunca insan korkunç gelen bir gerçeği çıkarıyor: Semenderler aç kaldıkça kardeşlerinin uzuvlarını yiyorlar.

Ancak şaşırtıcı şekilde bu uzuvlar birkaç ay içinde yeniden büyüyor ve tamamlanarak tam işlevli hale geliyor. Deri, kemik, kas dokusu ve hatta sinir uçları da dâhil olacak şekilde…

Daily Mail’in haberine göre başka amfibi canlılarda da uzuvların yeniden oluşturulması yeteneği bulunabiliyor. Ancak yeniden oluşan uzuvların tam fonksiyonlu olabilme hali sadece Axolotls’lara ait.

BİLİM İNSANLARININ İLGİSİNİ ÇEKTİ

Northeastern Üniversitesi’nden Doç. Dr. James Monaghan’a göre bu özel semenderlerdeki eşsiz yenilenme yeteneği hücre yapılarındaki özel bir durumdan kaynaklanıyor.

Monaghan, semenderlerdeki durumu şöyle açıklıyor: Bu canlılarda bir yaralanma meydana geldiğinde yaranın olduğu bölgedeki özel hücreler devreye girerek yaralanmayı ‘dinlenme durumu’ndan ‘rejeneratif durum’a getiriyor. Bilim insanları bunu başaran moleküle ‘neuregulin-1’ adını vermişler. Bu molekül semenderde bulunduğu sürece uzuvlar yenileniyor, yerinden alınırsa yenilenme süreci sona eriyor.

Axolotls semenderleri bugüne kadar keşfedilmiş en uzun genom dizisine sahipler. Bu durum da biz insanların bu canlıların sahip olduğu genetik özellikleri anlamakta daha çok yolumuz olduğunu ortaya koyuyor.

PEKİ BU HABER BİZİ NEDEN İLGİLENDİRİYOR?

Bu konuda yapılacak çalışmaların gelecekte insanlarda yaşanan uzuv kayıpları ya da hücre yaşlanması yüzünden oluşan hasarları gidermekte faydalı olacağı belirtiliyor. James Monaghan bu deneylerin domuzlar üzerinde yapıldığını ancak başarısızlıkla sonuçlandığını söylüyor.

Ancak bilim insanları Axolotls’lardaki genomlardan hareketle insan bedeninde de rejenerasyon sağlanabileceği konusunda umutlular. Bu da önümüzdeki yıllarda herhangi bir sebeple kaybettiğimiz uzuvları yeniden büyütüp işlevsel bir şekilde kullanabileceğimiz anlamına geliyor.